Haşere Rehberi

hasere

Fare

Fare

Fareler, memeli kemirgenler sınıfının bir üyesidir. Yaşadıkları alan, tür ve beslenme alışkanlıkları göz önüne alındığında boy ve yapıları farklılıklar göstermektedir. Hamster, fındık faresi, beyaz laboratuvar faresi gibi küçük türleri yanında sıçan, tarla faresi, lağım faresi gibi büyük türleri de vardır.

Elastik bir yapıya sahip olan fareler, çok küçük deliklerden bile kolaylıkla geçebilirler. Güçlü tırnak yapıları sayesinde fareler için düz duvara tırmanmak sorun olmaktan çıkar. Sağlam ayak yapıları çok hızlı koşmalarını sağlar. İstedikleri ortama rahatlıkla ulaşabilmelerini sağlayan güçlü ağız ve çene yapıları beton, taş ve mermer gibi sert maddeleri rahatlıkla kemirmelerine imkan verir. Bulundukları ortama çok hızlı bir şekilde adapte olan fareler, keskin koku alma duyuları sayesinde bulabildikleri her türlü besin kaynaklarını rahatlıkla tüketirler. Hem etçil hem otçuldurlar. Aç kaldıklarında veya bulundukları ortamda yiyecek stokları azaldığında, geceleri insanlara saldırırlar, ısırdıkları bölgeyi uyuşturma yetenekleri olduklarından, ısırılma geç fark edilir.

Fareler, memeli hayvanlar arasında en hızlı üreme özelliğine sahip canlıdırlar. 2-3 ay içerisinde yetişkin durumuna gelen bir fare 1 yıl içerisinde rahatlıkla 100 yavru doğurabilir. İnsanlık tarihine bakıldığında, farelerin muazzam bir hızda üremeleri ve hastalık taşıyıcısı olmaları insan sağlığı ve yaşam kalitesi açışından büyük bir tehdit oluşturmuştur. Farelerden bulaşan hastalıklar arasında; tifüs, bağırsak parazitleri, verem, kuduz, şap, özellikle de tularemi ve weil gibi çaresi bulunmayan ölümcül hastalıklar bulunmaktadır.

Tahtakurusu

Tahtakurusu

Tahtakurusu (Yatak böceği), özellikle gelişmekte olan ülkelerde daha yaygın olan, kırımızı – koyu kahve renkte, 4-5 mm boylarında, sadece memeliler ve kuşlardan kan emerek beslenen çok küçük bir böcek türüdür. Çoğunlukla geceleri beslenmek için aktif olurlar ve gündüzlerini ev içerisindeki çatlaklarda, mobilya döşemeleri arasında, çarşaf altlarında, karanlık ve ulaşılması zor alanlarda saklanarak geçirirler.

Tahtakurusu, kan emerek yaşamlarını sürdüklerinden dolayı, tehlikeli hastalık bulaştıran haşereler arasında yer alırlar. Bünyelerinde tükürük ve kan taşıdıklarından dolayı kesinlikle ezilerek veya sert bir cisimle vurularak öldürülmemelidirler; açığa çıkan tükürük alerjik reaksiyona, kan ise ortamda pis bir kokuya sebep olacaktır.

Bu canlılar çanta, bavul, poşet veya evcil hayvan vasıtasıyla çok kolay bir şekilde yer değiştirirler. Beslenmeden 11 – 12 ay gibi bir süre yaşayabilen Tahtakurusu, her bir üremede bulundukları ortama 200’ün üzerinde yumurta bırakırlar. 1 hafta içerisinde gelişimini tamamlayıp aktif olacak yeni Tahtakurusu ile bu sayı çok kısa bir süre içerisinde binlerle ifade edilecektir.

Tahtakurusu ile bireysel mücadele içine girilmemelidir, kesinlikle alanında uzman bir ilaçlama firması ile çalışılmalıdır.

Örümcek

Örümcek

Örümcekler, yeryüzünde en çok bulunan canlılar listesinin 7. sırasında yer alır ve bu yırtıcı eklem bacaklıların yaklaşık 40.000 türü bulunmaktadır. Kilometrelerce yüksek dağ tepelerinden, kilometrelerce alçakta ki kanyon diplerine kadar uzanan farklı ekosistemlere bile, kolay adapte olma özellikleri sayesinde, bulundukları ortama çok rahat uyum sağlarlar.

Örümcekler, avlanmalarını ağ örerek gerçekleştirirler. Aslında bu bir tuzaktır. Küçük bir böceği bile parçalara ayıramayacak kadar güçsüz olduklarından, avın ağa takılması sonucu, örümcekler bir enjektör görevi gören zehir çengellerini avlarına hafifçe sokar ve zehri enjekte ederler. Bu zehir sayesinde avları ancak katı halden sıvı hale dönüştükten sonra beslenebilirler. Türlerin zehirleri farklılıklar gösterse de, bu zehirler sayesinde örümcekler bir tavuğun bile içini çok kısa bir süre içerisinde boşaltabilirler. Aynı şekilde, zehirli örümcek tarafından sokulan birey bir kaç saat içerisinde yaşamını yitirir.

Akıllı ve sinsidir. Ağlarını kolay görülür ve rahat ulaşılabilir yerlere kurmazlar. Bu yüzden, duvar köşelerini, yüksek noktaları, eşya ve dolap arkalarını tercih ederler. 1 saat gibi kısa bir zaman dilimi içerisinde kendilerinden yüzlerce kat büyük bir ağ örebilirler veya kendilerine kilometrelerce uzunlukta bir hat meydana getirirler. Bu sayede, örümcekler okyanusları uçarak geçip, adalara yerleşirler.

Hızlı ürerler. İlkbahar ve yaz aylarında çiftleşen örümcekler, kozalarına tek seferle yüzlerce yumurta bırakırlar. Bir kaç hafta gibi kısa bir süre içerisinde yumurtadan çıkıp yetişkin hale gelecek olan örümcekler ile sayıları binleri bulur. Dolayısıyla, profesyonel, hızlı ve etkili mücadele yöntemlerine yer verilmelidir.

Akrep

Fare ilaçlama

Akrepler, sıcaklığa olan bağlılıkları ve neme olan ihtiyaçlarından dolayı hem ılık hemde nemli bölgelerde yaşayan zehirli eklem bacaklılardır. Yaklaşık 400 milyon yıldır yeryüzünde sürekliliğini koruyan akreplerin Türkiye’de 23 türü bulunmakta ve uzunlukları 1.7 cm ile 19 cm arasında değişmektedir. Dayanıklı vücut yapılarına sahip olan akreplerin güneş altında kabuk zırhları kuruduğu için, gün boyunca taş, kayalık, moloz yığını altı, ahşap yapı içerisi ve ağaç kovukları gibi gölge, serin ve nemli bölgelerde saklanırlar. Dolayısıyla avlanmalarını gece sürdürürler. Kol uçlarında bulunan kıskaçları ile önce avını yakalayan akrepler, kuyruklarındaki zehir iğnelerini sokarak avlanmalarını tamamlamaktadırlar.

Akreplerin yaşam alanları ve türleri göz önüne alındığında zehirleri farklılıklar göstermektedir. Çok sıcak iklim koşullarında yaşayanlarda zehir oranının daha fazla olduğu gözlemlenmiştir. Araştırmalar göstermiştir ki, bir çok haşere ve hayvan türü akrep zehrine karşı maalesef dayanıklılık gösterememektedir. Türlerine göre değişiklik gösteren zehirler bir insanı 10 dakika ile bir kaç saat içerisinde öldürür.

Dayanıklı vücut yapılarından ve zehirlerini direkt olarak uzağa fırlatabilme özelliklerinden dolayı akreplerle bireysel olarak mücadele etmek çok tehlikelidir ve gerekli mücadele yöntemlerinin kesinlikle uzman ilaçlama firmaları tarafından uygulanması gerekir.

Akrep sokması durumunda ilk olarak ücretsiz zehirlenme hattı 0 800 314 79 00 aranmalıdır. Akrep tarafından sokulan bölge temiz tutulmalı, etrafı veya yukarısı kesinlikle bağlanmamalıdır (Bağlı olan bölgenin gevşemesi veya açılması sonucu oluşan basınç farkından dolayı, vücuda alınan zehirin daha hızlı bir şekilde kana karışması durumu). Acilen bir sağlık kuruluşuna gidilmelidir.

Sinek

Sinek

Karasinekler, uzunlukları 9 mm’ye kadar çıkan, renkleri koyu gri – siyah olan, iri yapılı, zarlı kanat yapılarına sahip, uçuş ustası böceklerdir. İklim ve hava koşulları farketmeksizin bütün yaşamsal alanlarda bulunurlar ve yaşamlarını rahatlıkla sürdürürler.

Beslenme çeşitlilikleri sayesinde gıda ve gıda artığının olduğu (çöp, lağım ve hayvan pisliği gibi) her yerde beslenebilir. Ancak, gün içerisinde kilometrelerce karelik alanları dolaştıklarından, uçuş sonrası vücut sıvılarında ciddi ölçüde şeker kaybı yaşanır ve karasinekler yaşamsal alanlarda özellikle şekerli besin arayışına girerler.

Karasinekler, bir saat içerisinde 8 – 12 kere dışkı bırakırlar. Bulundukları pis ortamlardan bünyelerine aldıkları bir çok zararlı mikroorganizmayı dokundukları her ortama her gıdaya direkt yayarlar. Birbirlerinin bıraktıkları dışkıları emdiklerinden, bünyelerindeki zararlı mikroorganizmaları da birbirlerine de hızlı bir şekilde bulaştırırlar. Kısaca, vücutlarında, ağızlarında ve ayaklarında insan sağlını olumsuz yönde etkileyen yaklaşık 20 milyon bakteri, virüs ve diğer zararlı mikroorganizma barındırırlar. Kolera, dizanteri, hepatit, diyare (ishal) ve verem gibi tehlikeli hastalıkların taşıyıcısıdırlar. Gıda zehirlenmesi ve çocuk felcinin ana sebebidirler.

Karasinekler çok hızlı ürerler. Yoğun, aktif ve üretici bir hayat sürerler. Uygun şartlar altında, 3-4 ay gibi kısa bir süre içerisinde sayıları trilyonlarla ifade edilir ve daha geniş alanlara hızla yayılırlar.

Karınca

Karınca

Karıncalar, yeryüzündeki en aktif, en hareketli, en sosyal ve en güçlü canlılardır. Yaşamları süresince hiç bir zaman uyumayan, günün 20 saatini çalışarak ve kalan 4 saatini de dinlenerek geçiren karıncalar, dünyanın en kalabalık kolonileri halinde yaşarlar. Dolayısıyla da sürekli birlik ve beraberlik içerisindedirler. Besin depolarken yavrularına göz kulak olur, bir tehlike durumunda kolonileri için savaşırlar.

Yeryüzünde tarımı ilk kez kullanan canlı türü karıncalardır. Yuvaları etrafında belirledikleri bölgelere mantar ekerler. Karıncalar, besin maddelerine ulaşabilmek için ilk olarak öncü bir karıncayı gönderirler. Öncü karınca, besin maddelerine ulaşırken çizdiği rotanın kaybolmasını istemediğinden, peşinde koku molekülleri bırakır. Bu yöntem sayesinde, arkasında bırakmış olduğu karınca kolonisi de besine hızlı bir şekilde ulaşır. Vücut ağırlıklarının 50 katı yükü (besini) yuvalarına rahatlıkla götürürler.

Karıncaların, insanların kullandığı kaynakları kullanmak istemeleri, tarımsal alanlarda ciddi tahribatlara yol açmıştır. Karıncalar binaları, apartman dairelerini, yazlıkları ve bahçeleri işgal ederler.

Hamam Böceği

Hamam Böceği

Hamam böcekleri, sıcağa olan bağlılıklarından ve önüne çıkan her şeyi yiyebilme özelliklerinden dolayı bütün yaşamsal alanlarda, özellikle de unlu, şekerli, yulaflı mamülleri ve eti tercih ettiklerinden dolayı ev, üretimhane ve iş yerlerinde en çok karşımıza çıkan böcek türlerinin başında gelir. Duvar çatlak, yarık ve boşlukları, dolap, raf ve tezgahların alt ve arka kısımları gibi karanlık, hafif nemli ve pek rahatsız edilmeyecek bölgelere yuvalarını kurarlar. Geceleri aktif duruma geçerler. Bir saatte 6 kilometre yol katedebilir, bir gece içerisinde bir binanın her noktasına rahatlıkla ulaşıp, yiyecek aramak için kontrol edebilirler.

Türkiye’de üç türü bulunan, “Alman Hamam Böceği”, “Doğu Hamam Böceği” ve “Amerikan Hamam Böceği” mekanik taşıyıcılık yaptıklarından dolayı verem, tifo, kolera, dizanteri, hepatit, mantar, antrax, zatürre ve parazit gibi çeşitli bir çok bakteri, virüs ve mikroorganizmayı bünyelerinde taşır ve bulundukları her bölgeye direkt bulaştırırlar.

Haşere türlerinde sık rastlandığı gibi, hamam böcekleri de yumurtlama ile çoğalırlar. Tek seferde yüzlerce yumurta bırakabilen bir çift hamam böceği, 1 yıl içerisinde 30-35 milyon kadar yumurta bırakabilir. Ancak, sırtta taşınan yumurtaların yerlere dökülmesi, ortama yayılması ve göze görünmemesi insan sağlığı ve yaşam kalitesi açısından çok büyük bir sıkıntı teşkil eder. Çok hızlı bir şekilde üremeleri ve dayanıklı yapıları kontrolü güçleştirir.

Bulunulan ortamda sadece bir tane hamam böceği bile farkedilse, bu devamının olduğunun bir göstergesidir. Hızlı bir şekilde tedbir alınmaz ise, açılacak olan yumurtalar tüm alana yayılır ve bünyelerine aldıkları bakteri, mikrop, mantar ve virüsleri gezdikleri heryere dışkı, salya ve yumurta yolu ile direkt bulaştırırlar. Dolayısıyla, bir çok hastalığın sebebi veya tetikleyicisi konumundalardır.

Mite (Akar)

Mite

Mite (Akar), 55 mikron boyutuna kadar büyüyebilen, yeryüzünde 48,200 türü bulunan, parazit olarak canlı organizmalar üzerinde yaşayabilen ve insan sağlığını ciddi ölçüde tehdit eden zararlı eklem bacaklı mikroorganizmalar dır. Bir çok ülkede, geçtiğimiz 10 yıl içerisinde mitelara karşı ciddi önlemlerin alınmaya başlaması insanlık için bir artı puan iken, maalesef Türkiye’de sadece bilgi ve kültür seviyesi yüksek bireyler yeterli özeni göstermektedirler.

Mitelar, bulunduğumuz her ortamda özellikle de ev içerisinde ki tozlar da, yattığımız yataklarda, koltuk ve kanepe takımlarında barınan, zararlı ve mikroskobik kısaca göz ile görülmeyen canlılardır. Yatağa ve ortama dökülen deri parçaları ile beslenirler. Geceleri döküldüğünü bile farkedemediğiniz 1 gram deri parçası 1 milyon mite’ı günlerce beslemeye yetmekte ve yataktaki ısı ve nem çoğalmaları için olanak sağlamaktadır.

Mitelar; astım, egzema ve bahar nezlesi gibi hastalıkların öksürük, hapşırık, burun akıntısı, nefes darlığı, kaşıntı, deri dökülmesi, deride alerji gibi rahatsızlıkların temel sebepleridirler. Havalandırılmayan ortamlar, sürekli değişmeyen yatak takımları, sık sık temizlenemeyen koltuk ve kanepeler mitelar için vazgeçilmez üreme ortamlarıdır, ancak bu uygulamalar tek başına yeterli değildir. Yapılan araştırmalar 1 yıl boyunca kullanılan yataklar, koltuk ve kanepelerde milyarlarca mite biriktiğini ve bilimin sağlamış olduğu profesonel yöntemler dışında bu canlılarla bireysel olarak mücadele etmenin malesef mümkün olmadığını göstermiştir. Sebebi, miteları bulunduğumuz ortama, nakil aracı olarak adlandırdığımız tozlar getirmektedir. 1 gram toz, yaklaşık 20.000 adet mite’ı ve 400.000 – 500.000 adet dışkı topunu bünyesinde barındırır.

GINA 2010 raporuna göre: En çok çocuklarda görülen ve kronik bir hastalık olan astım, 2009 yılında 250.000’den fazla insanın ölümüne sebep olmuştur. 2010 yılında dünya genelinde astımlı hasta sayısı 300 milyonu geçmiştir.

Kalorifer Böceği

Kalorifer Böceği

Hamam böceğinin bir türü olan kalorifer böceği, sıcağa olan bağlılığından ve nem ihtiyaçlarından dolayı bütün yaşamsal alanlar içerisinde, özellikle de lavabo, banyo, mutfak, kalorifer petekleri, boru içleri, kapı pervazları, kalorifer daireleri, çatı ve depolarda karşımıza çok sık çıkan bir haşere türüdür. Geceleri avlanmayı tercih eden kalorifer böcekleri, gündüzlerini sessiz bir şekilde yuvalarında dinlenerek geçirirler.

Dişilerin feromenleri (çiftleşme zamanı dişi tarafından salgılanan koku) etkisiyle ortama davet edilen erkek kalorifer böcekleri mevcut sayılarının direkt olarak artmasına sebep olur. Çiftleşmeden bir kaç hafta sonra sayıları 100lerce katına çıkar. Çok hızlı bir şekilde üremeleri ve dayanıklı yapıları kontrolü güçleştirir.

Bulunulan ortamda sadece bir tane kalorifer böceği bile farkedilse, bu devamının olduğunun bir göstergesidir. Hızlı bir şekilde tedbir alınmaz ise, açılacak olan yumurtalar tüm alana yayılır ve bir çok bulaşıcı ve salgın hastalığın temeli atılmış olur. Hepatit, astım ve dizanteri gibi tehlikeli hastalıklar, mantar, bakteri ve mikroplar kalorifer böceklerinin bulundukları bütün yüzeylere direkt bulaşır. Dolayısıyla, bir çok hastalığın sebebi veya tetikleyicisi konumundalardır.

Lağım Faresi

Lağım Faresi

Lağım fareleri, memeli kemirgenler sınıfının bir üyesidir. Yaşadıkları alan, tür ve beslenme alışkanlıkları göz önüne alındığında boy ve yapıları farklılıklar göstermektedir. Kuyruk hariç 20 cm – 30 cm kadar büyük, 250 gr – 500 gr kadar ağır ve vahşidirler.

Elastik bir yapıya sahip olan lağım fareleri, 1 cm çaplı küçük çatlak veya deliklerden bile kolaylıkla geçebilirler. Güçlü ayak ve tırnak yapıları sayesinde düz apartman duvarlarına tırmanmak bu canlılar için sorun olmaktan çıkar. 20 metreden zıplayıp, atlayabilirler. Bina altlarında, kömürlüklerde, alt katlarda, otoparklarda, logar çıkışlarında, çöp yığınları arasında yaşamayı tercih ederler. Yapıları itibariyle keskin koku alma duyuları, onları her türlü besin kaynağı olan alana çeker ve bulundukları ortamda ev sahibi ve misafiri üstün koku alma duyuları sayesinde ayırt edebilirler. Hem etçil hem otçuldurlar. Diğer türleri gibi sadece aç kaldıklarında değil, yapıları gereği kemirmeyi seven bu canlılar, özellikle geceleri toplu olarak insanlara saldırırlar. Kişisel olarak lağım fareleri ile mücadele etmek imkansızdır ve çok tehlikelidir.

Fareler, memeli hayvanlar arasında en hızlı üreme özelliğine sahip canlıdırlar. 2-3 ay içerisinde yetişkin durumuna gelen bir lağım faresi 1 yıl içerisinde rahatlıkla 70-80 yavru doğurabilir. İnsanlık tarihine bakıldığında, farelerin muaazzam bir hızda üremeleri ve hastalık taşıcıyısı olmaları insan sağlığı ve yaşam kalitesi açışından büyük bir tehdit oluşturmuştur. Lağım farelerinden bulaşan hastalıklar arasında; tifüs, bağırsak parazitleri, verem, kuduz, şap, özellikle de tularemi ve weil gibi çaresi bulunmayan ölümcül hastalıklar bulunmaktadır.

Kulağa Kaçan

Kulağa Kaçan

Kulağa kaçan, halk arasında sıklıkla kulak böceği olarak da anılan, 12 mm – 20 mm uzunluğunda, ince yapılı, hızlı hareket eden kanatlı bir böcek türüdür. Uçma yeteneklerini bazı türleri çok nadir olarak kullanır.

Beslenme yelpazeleri çok geniş olan bu böcekler, gündüzlerini halı altlarında, tavanlarda, duvarlarda, çatlak ve gizli yerlerde, ıhlamur, fındık ve meyve veren ağaçlarda, yaprak altlarında geçirip, geceleri beslenmek ve yumurtlamak için aktif duruma geçerler. 2 gün içerisinde her bir dişi bulundukları ortalama 20 ile 80 yumurta bırakırlar. Pistirler, bulundukları her ortama parazit, bakteri, ve mikrop bırakırlar.

Ilık, nemli, karanlık ve çukur bölgelere olan düşkünlüklerinden dolayı insan kulağının içerisine bilinçsizce girdiklerini biliyoruz. İngiliz tarihini detaylı olarak incelediğimizde ise, bu böceklerin kulağın içerisine girdikten sonra, kulak zarını(!) ve insan kafa tasını(!) geçerek, beyin içerisine yumurtalarını yerleştirmelerinden dolayı adı da kulağa kaçan olarak bütün dillere yayılmıştır. Ancak kulak zarının yapısı itibariyle bu canlının zarı delerek veya yırtarak geçmesi mümkün değildir.

Bulunulan ortamda sadece bir tane kulağa kaçan böceği bile farkedilse, bu devamının olduğunun bir göstergesidir. Hızlı bir şekilde tedbir alınmaz ise, açılacak olan yumurtalar tüm alana yayılır ve bünyelerine aldıkları bakteri, mikrop, mantar ve virüsleri gezdikleri heryere dışkı, salya ve yumurta yolu ile direkt bulaştırırlar. Dolayısıyla, bir çok hastalığın sebebi veya tetikleyicisi konumundalardır.

Sivrisinek

Sivrisinek

Sivrisinekler, vızıltıları ile kolayca tanınan, ağır hareket eden ve kan emerek beslenen kanatlı narin böceklerdir. Doğru bilinenin aksine, sadece dişi sivrisinekler yumurta yapabilmek için sadece omurgalı canlılardan kan emerler ve kış ayları da dahil olmak üzere her mevsim sürekli çoğalırlar. İnsanlar, evcil hayvanlar ve büyük/küçük baş hayvanlar için en tehlikeli hastalıkların taşıyıcıları olduklarından, MMCA (Michigan Mosquito Control Association) sivrisineklerin yeryüzünde barınan en tehlikeli canlılar olduğu gerçeği üzerinde durmaktadır.

Algıları çok yüksek olan sivrisinekler, bir bireyin sıcaklığını ve vücut nemini kilometrelerce öteden algılayarak kan emmek için gelirler. Bir gece içerisinde 12 km mesafe katederler.

Sivrisinekler, kan emme sürecisinin ilk aşamasında, deriye ağız sıvılarını enjekte ederek yüzeyi uyuştururlar. İkinci aşamada, ağızlarındaki kesici ile uyuşan yüzeyi keserler. Son olarak, kestiği yüzeyden içeri sokulan hortumları sayesinde kan emerler. Malesef, bu aşamalar sırasında diğer omurgalı canlılardan bünyelerine almış olduk oldukları en tehlikeli hastalıkları insanlara, evcil hayvanlara ve büyük/küçük baş hayvanlara direkt bulaştırırlar.

Bünyelerinde, milyonlarca virüs, parazit ve bakteriyi bir arada barındırırlar. Ağır akciğer hastalıklarından kanamalı ateşe, kanserden fil hastalığına, sıtmadan vücutta ipliksi solucanların oluşmasına, kısaca HIV virüsü (AIDS) dışında, 100lerce insan hayatını tehdit eden hastalığa neden olurlur. Dünya genelinde her yıl 700 milyon insanın sivrisinekler tarafından ısırılarak ölümcül hastalık sahibi olduğu ve 10larca milyon insanın bu hastalıklar yüzünden yaşamını yitirdiği bilinmektedir.

Sivrisineklerle mücadelenin başlaması için, öncelikli olarak ilaçlama yapılacak bölgenin etrafında ki (eğer var ise) pis su birikintilerini kurutmak ve çöplerden kurtulmak gereklidir.

Ciyan

Ciyan

Çiyanlar, sıcak iklim koşullarını ve güneşi tercih eden, türlerine göre farklı renklerde olan ve uzunlukları 30 cm’ye kadar ulaşabilen zehirli eklembacaklılardır. Taş, kayalık, çürümüş kütük ve yaprak altlarında, evlerin nemli ve karanlık bölgelerinde saklanırlar. Geceleri beslenmek için aktif olan etçil çiyanlar, böcek ve solucan gibi küçük zararlıları zehirledikten sonra yiyerek beslenirler. Böcek türlerinde sık rastlandığı gibi, çiyanlarda yumurtlama ile çoğalırlar.

Çiyanların yaşam alanları ve türleri göz önüne alındığında zehirleri ciddi farklılıklar göstermektedir. Sıcak iklim koşullarında yaşayanlarda zehir oranının daha fazla olduğu gözlemlenmiştir. Türkiye’de mevcut olan bazı çiyan türleri bir insanın çok kısa bir zaman dilimi içerisinde felç geçirmesine sebep olabilir.

Yaşamsal alanlarda çiyan görülmesi durumunda bireysel olarak mücadele edilmeye çalışılmamalıdır. Gerekli mücadele yöntemlerinin kesinlikle uzman ilaçlama firmaları tarafından uygulanması gerekir. Çiyan sokması durumunda ilk olarak ücretsiz zehirlenme hattı 0 800 314 79 00 aranmalıdır. Çiyan tarafından ısırılan bölge temiz tutulmalı, emilmeli ve gerekli durumlarda hafifçe kanatılmalıdır. Amonyak ile pansuman yapıldıktan sonra acilen bir sağlık kuruluşuna gidilmelidir.

Tesbihböceği

Tespih Böceği

Tespih böceği, 5 cm’ye kadar büyüyebilen, siyah – kahve – gri renklerde, zırh görevi gören kabuklu bir yapıya sahip bir eklem bacaklıdır. Tehlike anında kıvrılarak top şeklini almasından dolayı adı tespih böceğidir. Kıvrılarak top şeklini almasının bir diğer sebebi de hızlı hareket etme isteğidir. Bu sayede, yüksek yerlerden atlarken zarar görmez.

Otçul olan tespih böcekleri, nemli ve rutubetli bölgeleri seçerler. Sebebi, havadaki oksijeni rahatlıkla alabilmesini sağlayan hassas ve ince solungaçlarının nemli kalması koşuludur. Dolayısıyla, kurak ve sıcak bölgelerde barınamazlar. Bu yüzden bodrum katlarında, depolarda, saksı bulunan evlerde, tarlalarda ve bahçelerde sıklıkla görülürler. İnsanları ısırma ve sokma durumu bulunmayan tespih böcekleri, evdeki saksı bitkilerine, bahçe bitkilerine ve tarlada ekli mahsule sürekli zarar verirler.

Hareket kabiliyetlerinden dolayı bitkisel yiyecek ve meyvelerin üzerinde dolaşan bu canlılar, taşıdıkları bakteri ve mikroplar ile insan sağlını büyük ölçüde tehdit etmektedirler.

Karafatma

Karafatma

Hamam böceğinin bir türü olan karafatma (kara böcek), siyah ve parlak olması özelliği sayesinde tanınır ve türlerinden ayrılır. Karafatmalar, sıcağa olan bağlılıklarından ve nem ihtiyaçlarından dolayı ılık ve nemli ortamları tercih ederler, kuru ve kurak bölgelere kolay kolay yerleşmezler. Kriterlerine uygun yaşam alanına yerleşip beslenmeye başladıktan hemen sonra yumurtlamaya başlarlar. Bir kaç hafta içerisinde sayıları binle ile ifade edilecek olan karafatmalar, küçük böcekleri yiyerek bünyelerine aldıkları bakteri, mikrop, mantar ve virüsleri üzerinde gezdikleri besin maddelerine dışkı, salya ve yumurta yolu ile direkt bulaştırırlar. Dolayısıyla, bir çok hastalığın sebebi veya tetikleyicisi konumundalardır.

İnsan yaşam alanları içerisinde her koşulda yaşayabilen karafatmalar, özellikle lavabo, banyo, mutfak, kalorifer petekleri, boru içleri, bina boşlukları, kalorifer daireleri, çatı ve depolarda karşımıza çok sık çıkan bir haşere türüdür. Geceleri avlanmayı tercih eden karafatmalar, gündüzlerini sürekli olarak yuvalarında geçirirler.

Bulunulan ortamda sadece bir tane karafatma bile fark edilse, bu devamının olduğunun bir göstergesidir. Hızlı bir şekilde tedbir alınmaz ise, açılacak olan yumurtalar tüm alana yayılacak ve bir çok bulaşıcı ve salgın hastalığın temeli atılmış olacaktır.

Pire

Pire

Pireler, göz ile zor görülen (1.5 mm – 3.3 mm), kanatsız, beslenmelerini memelilerin derisine tutunup kan emerek sağlayan bir böcek türüdür. Çok hızlı hareket edebilen, bir canlı üzerinden bir diğerine kolaylıkla zıplayıp geçebilen (15 cm zıplama mesafesi), özellikle kedi, köpek, fare, sıçan, tavşan, kuş, kümes hayvanları ve insanlar üzerinde bulunan koyu renkli parazitlerdir.

Ilıman ve sıcak ortamları tercih eden pireler, en hızlı çoğalan haşereler arasındadırlar. Yaşamsal alanlara bir çok ihmal edilen sebepten ötürü girerler ve bulundukları ortamda hızla çoğalırlar. Bir çok haşere türünde gözlemlediğimiz gibi pireler de geceleri sessizlik ve karanlıkta aktif duruma geçerler ve beslenmek için uyku halindeki insan veya evcil hayvanları seçerler. Pire ısırması sonucu şiddetli kaşıntı,kızarıklık, alerjik reaksiyonlar ve deride döküntü gözlenir. Isırma sırasında bir canlıdan aldıkları kanı bir diğer canlıya bulaştırdıklarından, bir çok hastalığın taşıyıcısıdırlar.

Bulunulan ortamda sadece bir tane pire bile farkedilse, bu devamının olduğunun bir göstergesidir. Öncelikle evcil hayvanları pirelerden arındırmak daha sonra yaşamsal alanı arındırmak gereklidir. Büyük bir hızla çoğalmalarından dolayı, hızlı tedbir alınması kaçınılmazdır. Ancak, etkisiz pire ilaçları veya bilinçsizce yapılan uygulamalar bu dayanıklı yapılara sahip olan canlıların kontrolünü güçleştirir.

  • 444Böcek, bilimsel ve teknolojik gelişmeler sayesinde, haşere alanında hızlı ve etkili mücadele yöntemlerine yer vermektedir. Haşere ilaçlama hizmeti hakkında detaylı bilgi ve randevu almak için lütfen 7/24 destek hattını arayınız.